

Bakın beyler, bu yapım sadece gollerden oluşan bir kolaj değil. Bu, aslında bir adamın meşin yuvarlağa olan o karşılıksız aşkının, gece hayatıyla yeşil saha arasındaki o ince çizginin ve “mutluluk” denen şeyin sahaya nasıl yansıdığının hikayesi. filmci dayiekibi olarak, o samba ritmindeki çalımların, Real Madrid taraftarına bile kendini ayakta alkışlatan o eşsiz karizmanın tam kalbine sızdık. Hazırsanız, bu “saha içi sihirbazlık” mevzusunu masaya yatıralım!
Yapımdaki o atmosfer o kadar enerjik ki; sanki ekrandan o Rio karnavalının sesi, o çimlerin taze kokusu burnunuza geliyor. Ronaldinho’nun o “topla dans eden” duruşu… Adam resmen “Benim işim sizi büyülemek, defansın düştüğü o komik durumlar onların sorunu” modunda. Sizce de bazen en büyük güç, milyonların izlediği o devasa sahnede bile mahalle maçındaki o çocuksu neşeyi kaybetmemek değil midir?