

Hikaye, 13. yüzyılda yaşamış olan ve bir gemi kazasından sonra kendisini ıssız olduğuna inandığı ücra bir adada bulan yaşlı bir samuray olan Riku’nun (Shogen) dramatik başlangıcıyla açılır. Efendisinin ölümünden sonra rōnin (efendisiz samuray) olan Riku, karısını kaybetmenin acısını da taşıyan bir duldur. Ada üzerindeki umutsuzluğu ve onurunu kaybetmiş olmanın verdiği utançla, kendi elleriyle onurlu bir ölümü (seppuku) düşünür. Ancak bu intihar girişimi, adanın aslında boş olmadığını ve insan eti yiyen vahşi bir kabile tarafından mesken tutulduğunu keşfetmesiyle kesintiye uğrar. Kabile tarafından kaçırılan Riku, hayatta kalma içgüdüsünü yeniden keşfeder ve bu zorlu ortam, ona sadece yaşam arzusunu geri kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda kaderinin ve hayatının akışını tamamen değiştirir.