

Hikaye boyunca gençler, teknede gerçekleşen dehşet verici bir kaza ve ardından gelen kanlı ritüellerle (bu film için: cesedi saklama girişiminin yıkıcı gücüne) tanık olurken, yaşadığı bu epik ihanet (bu film için: hayatta kalmak için birbirlerine sırt çevirme) onların zihninde derin yaralar açar. Bu destansı mücadele, yalnızca gençlerin hayatını rahatsız etmekle kalmayacak, aynı zamanda denizin dibinden gelen kadim bir lanetin (bu film için: suçluluk ve paranoyanın) yayılarak tekneyi ele geçirme arzusuyla yayılan karanlık bir şeytani lanetin (bu film için: vahşi hayatta kalma krizinin) doruk noktasıdır. Filmin derinliği, Mısır’dan gelen lanetli heykelcikten farksız bir şekilde, sevgi maskesi ardına gizlenen kadim bir kötü ruhun (bu film için: içgüdüsel vahşetin ve bencilliğin) hikayesini de barındırır. Donkey Punch (2008), gençlik masumiyetinin şeytani bir varlık tarafından bozulmasını (bu film için: eğlencenin ölümcül bir trajediyle bozulmasını), ağır bir psikolojik gerilimle ve epik hikayesiyle izleyen herkesi etkisi altına alıyor.