

Aynı daireyi paylaşan ancak birbirine yabancılaşmış iki karakter: Murat, gerçekçi, kurallara sıkı sıkıya bağlı baba figürü; ve Elif, kocasının katı kurallarından kaçan, hayatı hayallerde arayan eş figürüdür. Daireleri, onların hem evi hem de aralarındaki buz gibi soğukluğun hapishanesidir.
Bu kapalı alanda hapis hayatı yaşayan çift, yukarıdan (çatıdan) gelen garip sesler ve hareketlerle sarsılır. Tıpkı Molina’nın hikayesi gibi, Elif, bu gizemli tehdidin varlığını, kendi zihninin yarattığı fantastik, özgür bir kaçış hikayesi olarak yorumlarken; Murat, bu durumu ailenin sert gerçekliğini tehdit eden somut bir tehlike olarak görür. Bu durum, onların acımasız iletişim kopukluğundan kaçış yoludur.