

Aşkın her zaman planlanan anlarda değil, hiç beklenmedik sarsıcı kriz dönemlerinde kapıyı çaldığını anlatan film, duygusal bir zamanlama öyküsüdür. Jawad’ın nişan yüzüğünü takmasına ramak kalmışken uykusundan uyanan Haya için zaman, adeta filmin adındaki gibi “ağır çekimde” (slow motion) akmaya başlar. Doğru insanın çok uzun zamandır gözünün önünde olduğunu ancak bunu fark etmek için çok geç kalmış olabileceğini anlayan bir kadının amansız çırpınışları, hem dramatik anlarla hem de kalbinizi ısıtacak romantik sahnelerle harmanlanıyor.