

Shell, kara mizah, vücut korkusu (body horror) ve gerilim unsurlarını ustalıkla bir araya getirerek izleyicilere sarsıcı, hiciv dolu ve unutulmaz bir hikâye sunuyor. Başarılı bir aktris, kariyerini yeniden canlandırmak için gençlik ve güzellik vaat eden gizemli bir tedaviye başvurur, ancak kısa süre sonra bu kusursuz yüzeyin ardındaki korkunç gerçeği keşfeder.
Filmde, bir zamanlar popüler olan ancak yaşı ilerledikçe rol bulmakta zorlanan yetenekli aktris Samantha Lake’in (Elisabeth Moss) hikâyesi anlatılıyor. Hollywood’un gençlik takıntısı ve acımasız güzellik standartları karşısında çaresiz kalan Samantha, cazibeli CEO Zoe Shannon (Kate Hudson) tarafından yönetilen lüks bir “wellness” şirketi olan SHELL’in radikal cilt gençleştirme prosedürüne ikna olur. Başlangıçta tedavi mucize gibi görünür: Samantha’nın cildi parlar, özgüveni geri gelir ve kariyeri yeniden yükselişe geçer. Ancak çok geçmeden, tedavi gören diğer hastaların kaybolması ve Samantha’nın kendi vücudunda rahatsız edici yan etkilerin (korkunç lezyonlar) ortaya çıkmasıyla işler tersine döner. Samantha, Shell’in karanlık sırlarını ve ebedi güzelliğin korkunç bedelini ortaya çıkarmak için hayatını riske atacaktır.