

Hikâye, 15 yaşındaki Verónica’nın etrafında şekillenir. Annesi gece vardiyasında çalışan Verónica, küçük kardeşlerine bakmakla yükümlüdür. Bir gün okulda arkadaşlarıyla birlikte, yakın zamanda hayatını kaybeden babasıyla iletişime geçmek amacıyla Ouija tahtasıyla bir ruh çağırma seansı yapar. Ancak bu seans kontrolden çıkar ve Verónica’nın hayatı geri dönülmez şekilde değişir.
Seansın ardından Verónica, evde açıklanamayan olaylar yaşamaya başlar. Görünmeyen bir varlığın varlığı, kabuslar, fiziksel belirtiler ve evin içinde artan tekinsizlik, genç kızın hem psikolojisini hem de ailesini tehdit eder. Olaylar şiddetlendikçe Verónica, kardeşlerini korumak için mücadele ederken, karşı karşıya olduğu şeyin sıradan bir korku olmadığını fark eder.