

Aynı yarış ekibini paylaşan ancak birbirine tamamen zıt iki dahi: Ken Miles (Matt Damon), hırçın, kuralları hiçe sayan ve gerçek bir yarışçı; ve Carroll Shelby (Christian Bale), sistemi bilen, parlak ama duygusal olarak daha kontrollü bir vizyonerdir.
Bu yüksek oktanlı rekabet ve baskı ortamı, tıpkı bir hapishane hücresi gibi, onları bir araya getirir. Hayatta kalmak için (otomotiv endüstrisinde başarılı olmak), Shelby, Miles’a, “yenilmez” görünen rakiplerinin (genellikle Ferrari) teknik ve psikolojik üstünlüğüne karşı koyabilecek fantastik bir mühendislik ve sürüş hikayesini (yeni aracın geliştirilmesi ve yarış taktikleri) anlatır. Bu, onların acımasız rekabet hayatından kaçış yoludur.