

Müdür Steve, hayatını adamış olduğu, ancak şu an kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ıslah evinin yönetimi altında ezilmektedir. Kurumun ayakta kalması için bürokrasiyle, finansal zorluklarla ve siyasi baskılarla çaresizce savaşırken, bu yoğun stres, zaten hassas olan ruh sağlığını tehlikeli bir noktaya taşır. Steve, ıslah evinin geleceğiyle kendi zihinsel dengesi arasında gidip gelen, parçalanmaya yüz tutmuş bir liderdir.
Aynı çifte baskı, kurumun en sorunlu ve ele avuca sığmaz genci olan Shy’ın üzerinde de hissedilir. Gençliğin getirdiği doğal karmaşa ile şiddet dolu bir geçmişin yükü arasında sıkışıp kalan Shy, dışa vurduğu öfke ile içindeki kırılgan ve hassas çocuk arasında kendi kişisel iç savaşını vermektedir.
Shy, ıslah evinin kapanma ihtimaliyle yüzleşirken, belirsiz bir geleceğe ve terk edilme korkusuna kapılır. Hayatını değiştirebilecek son şansı olan bu kurumda, hem geçmişindeki travmalarla hesaplaşmak hem de şiddet döngüsünden kurtulup daha iyi bir geleceğe adım atabilmek için Müdür Steve’e bağımlı hale gelir.